24 Ocak 2009 Cumartesi

Sana Bakmak


Bugün içimde ılık ılık dolaşan bişeyler var.Gece hiç uyumamama rağmen kıpır, kıpır yerimde duramayan bir hal var,hayırdır inşallah!!
Gece boyunca ,bitirmeye çalıştığım bir kitabı nihayet bitirdim.:)
Aslında sıkıcı bir kitap değildi ama aynı anda birkaç kitaba başlayınca böyle kopmalar kaçınılmaz oluyor.
Bitirdiğim kitap;*gecikenler için aşk*(Beverly Meltem Hilbert),eğer kırk yaşınızı devirdiyseniz şiddetle tavsiye ederim.Ya da aşkı arayan anneniz ,ablanız varsa...
Şimdi şiddetle bitirmeye karar verdiğim sıradaki kitabım ;*Hayat beklemez*(Sheila O Flanagan)..
Allah alla!!!! seçtiğim kitaplar da oldukça ilginç,farkında olmadan aradığım,özlediğim bir şeylermi var acaba?


Neyse;geceyi kapatırken dinlediğim çok etkilendiğim bir şiiri paylaşmak istiyorum..



SANA BAKMAK

her şey yapılabilir

bir beyaz kağıtla

uçak örneğin uçurtma mesela

altına konulabilir

bir ayağı ötekinden kısa olduğu için

sallanan bir masanın

veya şiir yazılabilir

süresi ötekilerden kısa

bir ömür üzerine.


bir beyaz kağıda

her şey yazılabilir

senin dışında

güzelliğine benzetme bulmak zor

sen iyisi mi sana benzemeye çalışan

her şeyden

bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor

belki tabiattadır çaresi

senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin

ve benim

bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim

anlarım bitkiden filan

ama anlatamam

toprağın güneşle konuşmasını

sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla


sen bana ışık ver yeter

bende filiz çok

köklerim içimde gizlidir

gelen giden açan soran bere budak yok

bir şiir istersin

“içinde benzetmeler olan”

kusura bakma sevgilim

heybemde sana benzeyecek kadar

güzel bir şey yok


uzun bir yoldan gelen

tedariksiz katıksız bir yolcuyum

yaralı yarasız sevdalardan geçtim

koynumda bir beyaz kağıt boşluğu

her şeyi anlattım

olan olmayan acıtan sancıtan

bilsem ki sana varmak içindi

bütün mola sancıları

bütün stabilize arkadaşlıklar

daha hızlı koşardım

severadım gelirdim

gözlerinin mercan maviliğine


sana bakmak

suya bakmaktır

sana bakmak

bir mucizeyi anlamaktır


sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır

aşk sorgusunda şahanem

yalnız kelepçeler sanıktır

ne yazsam olmuyor

çünkü bilenler hatırlar

hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar

bahçıvanlar değil tüccarlardır

sen öyle göz

sen öyle toprak ve güneş ortaklığı

sen teninde cennet kayganlığı iken

sana şiir yazmak ahmaklıktır


bir tek söz kalır

dişlerimin arasından

ben sana gülüm derim

gülün ömrü uzamaya başlar


verdiğim bütün sözler

sende kalsın isterim

ben sana gülüm derim

gül sana benzediği için ölümsüz

yazdığım bütün şiirler

sana başlayan bir kitap için önsöz


sana bakmak

bir beyaz kağıda bakmaktır

her şey olmaya hazır

sana bakmak

suya bakmaktır

gördüğün suretten utanmak

sana bakmak

bütün rastlantıları reddedip

bir mucizeyi anlamaktır

sana bakmak allah’a inanmaktır



Yılmaz Erdoğan

Hiç yorum yok: