19 Mart 2009 Perşembe

Kelepçesiz mahkumlarmıyız neyiz!


Şu internet denen ışık kuyusuna ne zaman düştüm de bu kadar gözüm kamaşıp kör oldum? Evet hatırladığım kadarıyla bundan 10 yıl öncesi,belki de daha da öncesi de evde internet vardı,sadece banka işlerim için ,(havale ,fon,eft)kullandığım kolay bir yoldu.
Bundan iki yada üç yıl önce uzakta olan bir arkadaşımla iletişim kurmak için msn kullanma yolunu seçtim.Aslında ailemin yurt dışında yaşayan üyeleriyle de msn den yazışıyorduk ama bana ait bir msn adresi yoktu.Kızımın msn adresini kullanıyorduk.O zamanlarda evliydim,bir sürü sorun, stres ,2 tane çocuk ,yerinde duramayan oturmaktan hoşlanmayan,dünyayı dizginleyecek gibi koşuşturan bir de ben ...
İlk msn adresimi aldığım günü hiç unutmuyorum.Nasıl alınır ,ne yapılır?İstanbul dışında bir internet kafede,bu konudaki bekâretim bozulduğunda,bana yardım eden görevlinin suratı hiç aklımdan gitmiyor.Görevliyi soru yağmuruna tutmuştum,adam nerdeyse kovacaktı beni..
İşte tam da bundan sonra kendimi bu kuyuda buldum.Meraklı yapımdan dolayı da o gün bu gün karıştırıp duruyorum.
Ben bu kadar haşır neşir olmadan önce,bazı arkadaşlarım yedi yirmidört eşeleniyorlardı internette.*Ne var da bu kadar kendinizi hapsediyorsunuz *diye kızıyordum.
Neyse...
MSN le başlayan internet maceram,msn sayfasında ki resimleri karıştırmakla devam etti.Kimisi alışveriş sitesi ,kimisi de arkadaşlık sitesiydi,durabilirmiyim hepsini kurcaladım,hatta üye bile oldum ,çünkü üye olmadan giremiyorsunuz ya! aaa pat diye bir adam karşıma çıkıverdi bir gün,*güzelim nasılsın ben ..... cam in varmı*,derken bir başkası başkası daha..Anladım ki insanlar burda, arkadaşlıktan başka şeyler peşindeler ...O sayfalar sonsuza kadar kapandı bende.
Sonra face book ile tanıştım,uzun zamandır bulmak istediğim arkadaşlarımı buldu bana bu site..
Eve hergün gazete almayı bırakıp, sadece hafta sonları gazete almaya başladım.
Facebook ta bi ara ciddi anlamda ,sanal olarak poker oynamaya başladım,adım poker kraliçesi bile oldu,sanal paraları çok cömert dağıttığım için kimisi de melek koydu adımı,herşey ne güzel ,egomu nede güzel tatmin ediyordum.Neyse ki pokerden sıyrılmayı başardım.Şimdi çok sıkıldığımda beş on dakika oynayıp çıkıyorum.
Yazılarımı artık kağıtlara değil de elektronik sayfalara not alıyorum. (Bir şey itiraf etmeliyim!Kağıt kokusunu özledim!)
Günlük yoğunluğumu bitirdikten sonra kendimi ekranın karşısında buluyorum.
Çevreme baktığımda da aynı insan guruplarını görüyorum.Aslında herkes yalnız,yalnızlığımızı bu kuyuda dile getirmeye çalışırkan ya da gidermeye çalışırken,farkında olmadan daha da dibe mi vuruyoruz.?

Bir arkadaşımın söylediği cümleler hiç aklımdan çıkmıyor,*aynı evin içinde ,eşimle, msn den konuşabiliyoruz*.!!!!!!!!!!!!!!


Gerçek olan internet, dünya mı sanal,yoksa gerçek olan dünya mı??????
N.Z


1 yorum:

Prima Rima dedi ki...

bazen bende içerde oturan eşime msnden seslenebiliyorum abarttık artık ...hayatımızın dört yanı internet.