12 Nisan 2010 Pazartesi

TREKKİNG GÜNÜ



Zor bir parkurdu,Karamürselden başlayıp,iznik gölünde biten bir trekking gününün sonun da,yarın nasıl kalkabileceğimi düşünüyorum,duş bile alamadım,leş gibi serildim yatağa.
Fakat buna değerdi doğrusu..
İstanbula yakın, bu kadar güzel bir doğada tırmanmak,yorulmak,ıslanmak..
Değer di..
Gruptan bir arkadaşımızın,iznik gölünü körfez sanması da ayrıca hoştu doğrusu,Bursa ya yaklaşmış olmamız onu çok şaşırtmıştı.

6 Nisan 2010 Salı

pehhhh! hak?hukuk?


Adamın biri gelmiş,25 yıl önce istanbulun dağlarının birine ev yapmış,sonra devlet baba seçimlerde oy toplamak için o adama tapu vermiş.
Adam bununla da yetinmeyip,evin üstüne bir kat ,sonra bir kat daha çıkmış.Alt katları da kiraya vermiş.
Başka adamın biri bu dağ başına üniversite kurmuş,bizim gecekonducu ve diğerleri alt katlarını dükkan olarak kiraya vermeye başlamış,böyle böyle seneler geçmiş,bu arada da gecekonducu adamlar teker teker mütahitlerle anlaşıp,o derme çatma evleri yıkıp yerine tonlarca para eden evler dükkanlar almışlar,bu hikâye herkes tarafından bilinir ,burası Türkiye..
Bir gün bir kadın,gururu ve haysiyeti uğruna kocasından boşanır,2 çocuğuyla hayat mücadelesine başlar,yolu bizim gecenkonducunun şu alt katına düşer.Bu kadın o köhne alt katı bir cennete çevirerek (adeta yoktan var ederek,mucizelerle)şipşirin bir cafe restaurant açar,bir iki ay gibi kısa bir zaman da da ciddi bir müşteri kitlesini abone haline getirir.
Tam 6 ayın sonunda ,adamın burayı mütahite verdiğini en son duyar,hemde yapılan anlaşmada kendi hakları saklı tutulmadan,yani kadına ''neyaparsan yap bizi ilgilendirmiyor''deniliyor,şimdi bu kadın ne yapmalı?ateşe verip yakmalımı?dozerin üstüne gelmesinimi beklemeli?hırsızlık yapıp yeni bir gecekonducunun yerinimi cennete çevirmeli?Ne yapmalı?
Burası Türkiye!Bu ülkede hak hukuk varmı gerçekten?Varsa ,bu kadına hiç denk gelmezmi?

Bok Gibi


Freni patlamış kamyon gibiyim,ne zaman nereye çarpıcam bilmeden adeta 140 km hızla gidiyorum..
sorunlar zincirleme üzerime üzerime geliyor,bense herşeyi unutur oldum(hafıza kaybı),tansiyonum sabah düşüyor ,akşama çıkıyor,planlı programlı,disiplinli,saatin alarmı çalmadan kalkan ben yok artık,ben hayatı ,zamanı değil,onlar beni sürüklüyor,ama nereye? bilmiyorum!
yok olmak istiyorum,bu ben değilim,böyle kalmaktansa kaybolmak istiyorum.Asla toparlanamıyorum,enerjim eksilerde..
Fabrika tezgâhlarında ordan oraya sürüklenen,sonrada bir ambalajın içine girerek paketlenecek mal gibi hisediyorum.
Bugün Amerikalı bir müşterime ;
_hoşgeldin,nasılsın ,diye sordum.O da bana;
_bok gibiyim,dedi(türkçe konuşarak)
işte ben de öyleyim,bok gibi..

BAHAR BULUŞMASI


02 Mayıs Pazar günü saat 10:30’da Sosyete Sofrası’nda (Meclisi Mebusan Caddesi, Somerhan Çıkmazı 69A Fındıklı, Kabataş, İstanbul, Fındıklı Tramvay durağı karşısı) Blog Yazarlarımızın, Cevahir buluşmasında kararlaştırdığımız üzere Bahara Merhaba buluşması gerçekleşecektir. Katılmak isteyen tüm Blogger arkadaşlarımızı Sevgi, dostluk ve sohbetlerimizi paylaşmak üzere aramızda görmek istiyoruz.


Sosyete Sofrasını seçmemizin öncelikli sebebi; İstanbul’ un çeşitli semtlerinden gelecek olan sevgili Blogger Yazarlarımızın ulaşımı kolay olsun diye, aynı zamanda da hep beraber gönlümüzce “keyifli bir kahvaltı” eşliğinde çayımızı yada kahvemizi yudumlayarak hoş sohbetlerimiz ve tatlı kahkahalarımız eşliğinde doyasıya vakit geçirebilmemiz için oldukça uygun bir mekan olması temel sebeplerimizdir.
* Arzu edenler kendi lezzetlerini de getirebilirler;)
Menü bedeli kişi başı 12 TL’dir.

Katılacak olan dostlarımızın:
Kendi Adı ve soyadını
Yanında gelecek kişinin adı ve soyadını Blog adını ve
Telefon numaralarını 29 Nisan 2010 Perşembegününe kadar
merhababahar@gmail.com
adresine bildirmeleri rezervasyonumuz için büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca İstanbul Blog Yazarları Buluşmasının Mimarı olan Sevgili Bir Mimarın Hobisi Bloğu Sahibesi Özge Sipahioğlu’ nun Cevahir’deki buluşma ile ilkini başlatmış olduğu hediyeleşme etkinliği yine aynı şekilde çekiliş ile sahiplerini bularak devam edecektir. Bu sebeple gelenlerin yanlarında meblağı fazla yüksek olmayan günün hatırasını temsilen bir hediye getirmeleri rica olunur.

“Sevgi ve saygılarımızla değerli katılımlarınızı bekler, daha çok Blogger Yazarımızın buluşmamızdan haberdar olabilmesi için, mevcut buluşma duyurumuzu bloğunuza yayınlayıp bizlere destek olmanızı rica ederiz.

Farklı şehirlerde olsak bile bloğunuza yazın ki sizi takip eden ve İstanbul’da olanların bilgisi olabilsin!”

Sevgilerimizle
Ayşen, Hilal, Nazan

3 Nisan 2010 Cumartesi

biri mutfağı kilitlesinnn


yeniden, geceleri kalkıp öküz gibi yemeye başladım offf !!!tabakları veya bardakları yıkamıyorum ki ,sabah ne yediğimi ,içtiğimi göreyim ve kendime biraz daha kızayım diye..ama nafile,yine gece kalkıp yemek yiyorum,psikolojimi bir an önce düzeltmezsem ,evet gerçekten de öküz gibi olacağım :(neden o tatlı uykudan kalkar da insan bunu yapar ,hiç anlamıyorum,anlamıyorum beni..

30 Mart 2010 Salı

koyun can derdinde kasap et..

Her an, bu yorgun kalbim durabilir ,bugün yaşadığım şok ,buna neden olmak için yeter de artar.
Altı ay önce, tam anlamıyla tırnaklarımızla yaptığımız, şirin cafemizin olduğu bina mütahite verilmiş,anlaşma yapılmış ve benim haberim yok .Bugün ögrendiğimde, bina zaten başıma bir kaç kez indi.Kira sözleşmem bir yıllık ve bitmesine henüz altı ay var,ne yapabileceğimi bilmez haldeyim,çok şaşkınım ve de korkak.Gözyaşlarıma engel olamıyorum,sanki ''biz yolunu bulduk senden kaçıyoruz'' der gibi hızlılar.
Acaba hayat bana daha ne oyunlar oynayacak?
Hangi zorları karşıma çıkaracak?
Ben daha ne kadar güçlü durabileceğim?
Olmaz ki ! etten kemikten yapılmış diğer kadınlardan biriyim.
Farkım ne ki?
Yoruldum artık..
Hem de çok.

28 Mart 2010 Pazar

beyaz atlımı acaba?


Erkekler derler ya hep,kadın şöyle olmalı,kadın böyle olmalı,kadın çiçek gibi kokmalı,vs vs..
Ya erkekler?
Erkekler, neden kadınların da böyle düşündüğünü anlamazlar,neden kendilerine müslümanlardır ki!
Kadınlar da derki;
Erkek bir kadınla beraber geçireceği her ana dikkat etmeli,temiz ve düzenli olmalı,güzel kokmalı(en azından banyodan yeni çıkmış olduğunu anlatan bir koku),
onun yanına giderken eli boş gitmemeli(evine gidiyorsa içecekleri almalı mesela,yada bir çiçekle onu karşılamalı,kahvaltıyı hazırlamalı,yada kahvaltıya götürmeli).. Bu örneklere daha bir sürü şey katılabilir aslında,kadın dan kadına değişen bir sürü olmazsa olmazlar eklenebilir .Özensiz ve umursamaz ,cimri bir erkeğin karşısına bu denli dikkatli ve erkeklerden beklentisi(erkeklerin kadınlardan olan beklentilerinden) olan bir kadın çıkarsa ,o erkeğe acırım doğrusu,yalnız kalmaya mahkumdur çünkü..Kadın ona ikinci bir şansı vermez,beyaz atlı prensi olduğunu düşünse bile..