Yeni bir blog açmanın heyecanı var üstümde:))
Bu daha farklı bi konsepte sahip,Amerika'nın çok zengin bi köşesi olan connecticut da yıllar önce insanların kullanmadığı eşyalarını garaj satışı adı altında satmalarına şahit olmuştum.Açıkcası bu beni çok etkilemişti,çünkü alan insanlarda satan insanlarda ekonomik açıdan oldukça iyi durumda olan insanlardı.Güncel ihtiyaçlarını bu yolla edinip ekonomilerine katkı sağlıyorlardı,
benimde kullanmadığım ,özellikle kıyafet açısından zengin bir potföyüm olduğu herkesce bilinir,aynı zaman da ekonomik anlamda da oldukça sıkışık durumdayım,bazı projelerimi hayata geçirmem için para akışına ihtiyacım var,umarım bu blog biraz da olsa bana yardımcı olur.
Bakarsınız bir ilke imza atmış olurum ve bunun devamı gelir.
Bit pazarımı ziyaret için; nurdaninbitpazari.blogspot.com
31 Temmuz 2009 Cuma
23 Temmuz 2009 Perşembe
yapmaaaaaaaa
istiyorum,last fm'mimi,,kaplumbağlarımı,,sanatçılarımı,,izleyicilerimi geri istiyorum ,,yapma bana bunu blogggg....grrrrrrrr
Tamam uzun zamandır senle ilgilenmiyorum ama mazeretim var,
insanın hayatında kaleme dökecek bi moku yoksa yazamıyo napiiim,hadi geri gelin istiyorummmm
Tamam uzun zamandır senle ilgilenmiyorum ama mazeretim var,
insanın hayatında kaleme dökecek bi moku yoksa yazamıyo napiiim,hadi geri gelin istiyorummmm
19 Haziran 2009 Cuma
ANLADIM Kİ BİR BEN YİNE BİR KENDİM


Bazen izlediğim bir film,bazen dinlediğim içimi gıdıklayan bir şarkı,bazen de okuduğum bir roman....Hatta bazende tam aradığım bu dediğim zamanlarda...On bin fitte uçan uçağın yere çakılması gibi,beynimin içindeki tüm hücrelern ayak parmaklarımdan çıkıp ,yerin yedikat altına indiğini hissediyorum..İşte o an ,,sadece bir film,sadece bir şarkı,sadece bir roman ve yalnızca bir ben ,kendim olduğumu anlıyorum.
Tutamıyorum yaşları ,meğer ne kadar da susamış yüreğim.Bağrınıyorum hıçkırıklarla ben,kendim duysun diye..
Ben ve kendim hep savaş halinde,peki onların savaş halini gören kim?Onun adı ne?başka bir ben mi?başka bir kendim mi?Kim?Her kimse kim ,,umarım ben i ve kendimi adam eder!!!!!!bu savaş bitmeli!!!!!!
5 Mayıs 2009 Salı
yokkkkkkk
Hemen şimdi,bu dört duvardan çıkıp,arabaya atlayıp benzin nereye kadar götürürse oraya gitmek geldi içimden...Gecenin bu saatinde(01,32),öyle bir hayal kurdum ki...Benzinin bittiği yer,bir uçurum kenarıymış mesela...ya da,uçsuz bucaksız yemyeşil bir ormanın başlangıcı olmalı...Ben o ormana girmeliyim ve kaybolmalıyım, asla ordan çıkamadan böceklerle ,yabani hayvanlarla,ağaçlarla ,kuşlarla yaşamalıyım.Diyorum ki ;belki onlar beni anlar....
Hani dedim ya ,bir uçurumun kenarı diye,işte öyle bir yere geldiğimdede,aşağı düşmekle,yukarı çıkmak arasında bir fark olmadığını anlarım..Bütün hayatım film gibi gözlerimin önünden geçerken,beni yukarı çeken en önemli 2 varlık ,diğerlerinin yanında parlayan 2 yıldız gibi gözümü kamaştırır,aklımı alır...
Hiç bu kadar uçlarda olmamıştım...terazim bozuk,ortayı bulmak,, şimdilerde çok zor benim için...
20 Nisan 2009 Pazartesi
Dağ Tepe CENNETİM

Bu pazar, sabah erkenden ,traking yapmak için gideceğimiz yere doğru 08,00 da otobüsümüz hareket etti.Biz 3 assolist (Gonca,oya,ben)arabayı park edecek yer aradığımızdan,diğer insanları bi hayli beklettik.Otobüse binerken de özür dilemeyi unutmadık tabi ki..Hiç uyumadan geçirdiğim bir gecenin ardından, iki saat sürecek yolculuğumuzun iki saatini uyuyarak geçirmek niyetindeydim.Ne yazık ki bunu yapamadım :(Aytepe parkuruna varmak üzereyken,Yuvacık barajının inanılmaz güzelliği beni büyüledi.Nihayet iki saat geçmiş son durağımıza gelmiştik.*Aman Allahım cennete mi geldik*,demekten kendimi alamadım.Kocaeli ye bağlı Servetiye köyündeydik. Önce ,inanılmaz güzellikte bir köy kahvaltısı yaptık.Böyle bir kahvaltı yapmayalı sanırım uzun zaman oldu.Ballar,kaymaklar,açma börekler,mıhlamalar,köy yumurtaları,Minicik bardaklarda taze mis kokulu çay...Kahvaltının ardından,Aytepe parkuru için yola çıktık,saat 12 00 da yürüyüşümüze başlamıştık.İnanılmaz güzellikte bir doğayla baş başa,dağ tepe ,kim tutar ...Adeta büyülendim,ne uykusuzluk ne yorgunluk vız geldi.Kayaların arasından fırlamış ,adeta*ben de varım bu dünyada*dercesine ,inanılmaz güzellikte çiçekler,yerden fışkıran buz gibi doğal kaynak suyu,çeşit çeşit böcekler...On adım sonra neyle karşılaşacağını bilmeden ,doğanın kucağına emenet,onun inanılmaz sürprizleriyle baş başa...
Bu arada rehberimiz yürüyüş sırasında, elinde ki torbaya oralarda tomari denilen bir ottan topluyordu.Ben dururmuyum ,hemen bende toplayıp nasıl yemem gerektiğini öğrendim.Köklerini soyup haşlayıp kavurduktan sonra üzerine yumurta kırarak yemeliymişim.Bakalım bugün bunu deniyecegim...
Servetiye köyü tam 300 yıllık eski bir köymüş.İnanılmaz değişiklikte bakir kalmış evleri,müthiş doğası kesinlikle görülmeye değer.Bu köyün içinde bir de anıt var.Bu anıtın hikâyesi de ;bu köyün halkı yunanlılarla tam 1 yıl 3 ay 17 gün mücadele ederk köylerini kurtarmışlar.
Hiç sevmediğim bir pazar gününü ,İstanbulun kaosundan uzakta,böylesine bir cennette geçirmek inanılmaz güzeldi.Kalabalık alışveriş merkezleri yerine, sadece 70 liraya mal olacak böyle bir geziyi herkese önermek isterim.
Tam tamına 5 saat süren uzun yürüyüşün sonunda akşam yemeği için mola verdik.Bu molanın ardından o cenneti terketmenin burukluğuyla dönüş için yola çıktık.
Bir daha ki parkur için menekşe yaylasını düşünüyorum.Çok zorlu bir parkur olduğu söylense de, sanırım bu güzellikler içinde geçirilecek zaman ,o zorluğa değer..
15 Nisan 2009 Çarşamba
Bahar.....

Gevşek zamanların içinde,sabahın erken saatlerinde,adını çiçeklerden almış,dar sokakları bir bir geçerken,taze ekmek ,simit kokusunun yayıldığı,komşu fırının önünde,burnumun götürdüğü yere giderim.Sanki,hiç doymayacak gibi,alırım çeşit çeşit ekmeklerden ,simitlerden,kurabiyelerden.Hele birde mevsim baharsa deymeyin keyfime..
Baharları severim.Erguvanları,baharda gelen aşkları.kuşları,coşkulu çığlık atan böcekleri.
Bahar da ,gökyüzü mavi elbisesini giyer,laciverte büründüğünde bir başka parlar kaydırdığım yıldızlar,
Sabahın altısını baharda severim.Yeni uyanan şehrin sessizliğini dinlemek,ürkek bakan sokak kedilerinin açlığını dindirmek,güneşin siyah elbisesini yavaşça üstünden attığını görmek...
İlk aşkımı bahar da yaşamıştım...Ben baharı severim o da beni....
Yeni bir bahar...Tam da, karların buzların kağattığı ruhum donmak üzereyken...
Gel bahar,öyle bir gel ki...Senin güzelliğin unuttursun,gel gitlerim son bulsun,yalancı baharlar seni görüp utansın,gönlümün çiçekleri böcekleri şaşırsın,ruhum mavilere bürünsün....
1 Nisan 2009 Çarşamba
Biraz faydalanmak için....

Bugün,faydalı olduğunu düşündüğüm,benim de bazılarını yeni öğrendiğim önemli ve basit bilgiler yazmak istedim.
GENÇLİK iksiri yiyecekler;
Yoğurt
Ispanak
Hindi
Soya Filizi
Bal kabağı
Böğürtlen
Ceviz (en çok tükettiğim yiyecek,sanırım işie yarıyor :))
Bezelye
Somon balığı (en az ceviz kadar tüketirim :))
Yulaf (sabah kahvaltım :))
Brokoli (Haftada 4 gün akşam yemeğim),,,evet bu yiyecek grubu genç kalmak isteyenlerin dikkatini çekecektir,ehem ehem ,tıpkı benim dikkatimi çektiği gibi...
ZAYIFLATAN yiyecekler;
Sığır eti
yeşil çay
Bal kabağı
Sardalya
Greyfurt
SİGARA nın kötü etkilerini azaltmak için;(ne kadar azaltabilir bilinmez ama ..)
Ayda sadece 5 gün,üst üste,sabah yarım demet,akaşam yarım demet olmaz üzere günde bir demet dereotu yenmeliymiş.
BOY uzaması için:(çocuklar ve ergenler için)
Kefal,Palamut,Uskumru,Torik balıklarının özellikle sırt kısımlarında bulunan kahverengi renkli olan kısımlarının bol bol tüketilmesi..
ÖDEM i atmak için ;
üç ,dört adet karanfili çiğnemek..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)