3 Ocak 2010 Pazar

...........


böyle zamanlarda kaybolurum kendimde,
gömerim aklımı ,duygular sel olur akar
akar akmasına , dolacak yer bulamaz zayi olur taşar.
saklarım beni benden, herkezden kaçarım,
içimdeki fırtına savurur ordan oraya,
istemem bilsinler,istemem duysunlar,istemem çözsünler,
tek bir şey isterim,yüreğim yavaş vursun ,
kulağım sağır,göğsüm nasır olur.
hayaller kurar orda yaşarım,sadece, bencilce
ben çizerim yolu,yaparım yuvayı ,oturturum baş köşeye
kimene,hayal benim,oynayan benim.
işte böyle zamanlarda kaybolurum,
gömülürüm dünyama,yok olurum,sadece ve bencilce..


1 Ocak 2010 Cuma

hoşgeldin 20 10

bir yılı daha bitirdik,acı tatlı bir dolu yaşanmışlıklarla..yeni yıl herkese iyi gelicek böyle hissediyorum,yazılışı kadar kolay okunuşu kadar net,bol kazançlı ,sağlıklı,herşey kolay olacak.
geceyi tek başıma şişenin dibini bularak,ama sarhoş olamadan geçirdim:( heryere yazarım ya !'öyle sarhoş olsam ki' diye ,ama olamam.hep bir oto kontrol ,nedense bir türlü kendimi salamıyorum. beyin hemen sinyal veriyor 'hooopp sarhoş olmak üzeresin dikkattt ' neden yaaa!!!
herneyse,
2010 herkese,(önce bana)önce sağlık,huzur,bol para getirsin ki gelecek seneler hırs yapsın daha iyilerini getirsin inşallah..

28 Aralık 2009 Pazartesi

mutsuz ruhlar penceresi


Karışırım bazen,çıkarım bulutların üstüne,inişim çabuk olur,inmek mi, düşmek mi doğrusu bilemem.

Bazen de çakılırım olduğum yere,adım atmak yaralar ,vurur yüreğime..

Konuşurum aynayla ,dolapla,hatta pantolunumun zor kapanan fermuarıyla,

O çok sevdiğim radyonun sesi açılır sonuna kadar,yürekten ,içten çıldırırcasına bağırırm,

Nefesimin bittiği yere kadar.

Herşeye herkese küfür ettiğim de olur,oysa severim herşeyi.sevgimin sınırı,sabrımın ucu yoktur,

Deliririm arada bir,sesimi beşinci katta ki Mehmet amca bile duyar,

Duyar da ,bilir ama haksız çığlık değildir bu,güler geçer bıyık altından.

Bazen Laura Fabien,Nora Jones la kapılırım hayallere,kimi zaman da Müslüm Gürses le dünyayı batırırım.

İnadına çantamla ayakkabım farklı renktedir,inadına gece uyanışlarım sahur keyfindedir,

Tek başıma gidemeyeceğm yer,yapamayacağım hiç bir şey yok sanırım, sanırım da aldanırım.

Yıldızları izlemek en büyük mutluluğum,yeni ayı yakalayıp dilek dilemek vazgeçilmezim,

Aslında bu pencereden girmek çok kolay,çıkış kapısını bulmak sa çok zordur...

20 Aralık 2009 Pazar

huzur


huzur nedir?
bilen duyan varmı?ya da gören!
bazen bir duble rakıda,bazen sıcak yatakta,bazen de geniş bi omuzda ararız.
belki de kocaman bir çikolata parçasının içinde.
peki bulurmuyuz onu?
aslında kendi adıma kızlarımla beraber huzur denen şeyi yaşıyorum ,ama bu huzurun başka bi kolu olsa gerek...
başka kolları omuzları da var biliyorum,arıyorum,bir gün bir gün onu bulacağımıda....

19 Aralık 2009 Cumartesi

aylar su gibi akmış meğerse!!!


aylardan sonra tekrar burdayım:)


bu ne demek?kendimle başbaşa kalabildiğim bi an demek:)


aylardır tatlı ve endişeli bi koşuşturma içinde kendimi unuttum adeta!


ama buna değdi sanırım,hayatım anlam kazandı.emek,ekmek ilişkisinin gerçek anlamını bu yaştan sonra gerçekten öğrendim.emek ki ne emek!!!


çok zor bi işi başardığıma inanıyorum.başarmak bunu tatmak ve karşılığını almak..ne inanılmaz bi haz!!


tanrım,isteyen herkese bunu yaşamayı nasip etsin...

20 Ağustos 2009 Perşembe

Demirler olmasın penceremde


Bazen düşünürüm,dünyaya gelirken neden gülmeyiz de ağlarız diye.Tabi ki bunun tıbbi açıklamaları olmasına rağmen yine de düşünürüm.
Önceleri,sadece karnımızın doyması, ağrımaması bize herşeyi unutturur,sonra çevreyi tanıdıkça,isteklerimiz arzularımız bizi esir eder.Karnımızın açlığı değildir artık bizi uyutmayan ,yalan dünyanın yalancı oyuncakları tüm benliğimizi sarar adeta gözümüz döner.
Evet,hayatın bir kısmı da böyle garip mücadelelerle akıp gider.Sonra başka oyuncaklar karşımıza çıkar.Bir evcilik oyunu düzeneği kurarız,oynarız da oynarız.Eğer şanslıysak ,hayatın diğer kapı ve pencerelerinin kendilinden açılması ,önümüze gelmesi gibi,bu evcilik oyunundan da galip çıkarız. Ancak ;şansımız bizi zorluyor, nefes alabileceğimiz, tüm açılabilir hava boşlukları dışardan birileri tarafından kapatılıyorsa,işte bu da *kader*dir sanırım.Hem de kötü kader...
Bazıları ;kapanmış kötü kaderini değiştirmek için elinden geleni yapar,hiç yılmadan didinir durur,Zamanın neresinde olduğunu farketmiyecek kadar gömmüştür kafasını kuma.O kumun dibinden acaba bir yudum su çıkarmı diye yorulmadan savaşır.Bir de bakmış ki; çıplak bedeni başkalarının ellerinde ,dualar ağıtlar...
Bazıları da;aslında açık olan tüm hava değerlerini ya da kaderlerini kendi eliyle anahtarı birilerine vererek kapattırır.Herşey onlar için oraya kadardır,ne sonrası ne de öncesi vardır hayatın ,nefessiz kaldıklarını bile farketmeyecek kadar aptaldırlar çünkü...