Bu sabah erkenciyim...Günaydın bana.
Rüyamda gördüm sanki, çenemdeki çıkan o bir tane kıl var ya beni deli etti sabah sabah yine,bana göre o bir tane görünen kıl(grrrrrrr)arka tarafta ,bir kazak örecek kadar deposu olan bir mahlukat...Yıllardır beni çileden çıkarmayı başarabiliyor ya helal olsun...Benim kadar sabırlı,sakin,hoşgörülü birini bile deli edebiliyor..Sonunda çenemin o bölgesini bir biçakla oyacağım,kurtulacağım.Hani ucu azıcık çıksa,göreceğim hesabını ama daha uç vermeden ,ben geliyorum diye bağırıyo sanki...Bende oya oya çıkarıyorum.Of çok canım acıyor.Yazık bana ...
11 Şubat 2009 Çarşamba
GEÇMİŞTEN ILIK RÜZGARLAR
SÜPER,SÜPER,SÜPER..
Playing For Change: Song Around the World "Stand By Me" - A funny movie is a click away
*STAND BY ME, NO MATTER WHO YOU ARE....*
INANILMAZ.....ADAMIN BIRI, DUNYANIN CESITLI SEHIRLERINDEKI
SOKAK SARKICILARINI ORGANIZE EDIP HEPSINE "STAND BY ME"
SARKISINI SOYLETIP KAYDETMIS.. PLAYBACK,
GITGIDE ZENGINLESMIS...SONUNDA,BÖYLE SÜPER BİR GÖSTERİ ORTAYA ÇIKMIŞ..
İZLENMESİ GEREKEN GÜZEL BİR DENEYİM..:))
10 Şubat 2009 Salı
SeSsİzLiĞiMiN SeSi

Bazen,içimde ki sinek kuşu kanatlarını coşturuyor,değil saniyede seksen kanat çırpmak,belki de yüzseksen kez çırpıyor.Kulağımda ki çınlama,parmaklarımın elektriğe kapılmışcasına titremesi,oturduğum zaman kalçalarımın buna itiraz etmesi,gırtlağımdan geçen her lokmanın sanki zehir yutarcasına,miğdeye olan zor yolculuğu...
İşte böyle zamanları çok sık yaşar oldum.Bunun nedenini biliyorum aslında..Biliyorum da bunu kendime bile itiraf etmek, beni korkutuyor..
Bu duygularımın tavana vurduğu anlarda,içimdeki sinek kuşu sesleniyor..."Hadi kus beni,sen de rahatla ben de"...
Kimbilir,belki de o haklıdır!
Ama bende ki koca yürek,o sinek kuşu içime girdiğinden beri eridi yok oldu sanki...
Hadi çık git artık içimden...
Kimbilir belki de sensiz daha mutluydum...
İşte böyle zamanları çok sık yaşar oldum.Bunun nedenini biliyorum aslında..Biliyorum da bunu kendime bile itiraf etmek, beni korkutuyor..
Bu duygularımın tavana vurduğu anlarda,içimdeki sinek kuşu sesleniyor..."Hadi kus beni,sen de rahatla ben de"...
Kimbilir,belki de o haklıdır!
Ama bende ki koca yürek,o sinek kuşu içime girdiğinden beri eridi yok oldu sanki...
Hadi çık git artık içimden...
Kimbilir belki de sensiz daha mutluydum...
AğLa aĞlaYaBiLDiĞiNCe
İyi ki dvd ye elimi atıp film izlemek istemişim.Ağlamaya ne kadar çok ihtiyacım varmış meğerse..Hem de ne ağlamak,salya sümük.
Harika bir senaryo,kırk yıl düşünsem böyle bir hikâye aklıma gelmezdi doğrusu!
BENJAMIN BUTTON'ın Tuhaf hikâyesi(filmin adı),sinemalarda halen oynayan bir film.
Fantastik film seviyorsanız ve de ağlamak istiyorsanız hemen izleyin derim...
Harika bir senaryo,kırk yıl düşünsem böyle bir hikâye aklıma gelmezdi doğrusu!
BENJAMIN BUTTON'ın Tuhaf hikâyesi(filmin adı),sinemalarda halen oynayan bir film.
Fantastik film seviyorsanız ve de ağlamak istiyorsanız hemen izleyin derim...
9 Şubat 2009 Pazartesi
KoNuŞmUyOr ??
Öğlenden sonra ,club te ,koşu bandının üstünde geçmek bilmeyen saatleri yaşarken,tam karşımda dev ekran televizyonda ki programa takıldım.Aslında ,normal şartlarda izlediğim bir program olması mümkün değil..İzdivaç adında bir evlendirme programı..Ne kadar gerçek olduğu tartışılır bana göre,ama koşu bandındaki çileme yardımcı olmadığını söylersem yalan olur.
Programa bir beyefendi evlenmek için başvurmuş,bu bey otuz yaşında,yine programa evlenmek için başvuran bir hanımefendiyi beğenmiş,hanım kız da onu beğenmiş.Buraya kadar iyi hoş,Allah mesut etsin demek geliyor insanın içinden.
Kızcağızın babası da onay vermiş.Ancak annesi olmaz diyor,çünkü;damat adayı konuşamıyor,daha doğrusu konuşmuyor.Hiç mi hiç konuşmuyor,derdini yazarak anlatıyor.
Damat adayı tam sekiz yaşından beri,bilerek ve isteyerek konuşmuyormuş!!!
Bu nasıl bir durumdur hâlâ anlamaya çalışıyorum!!!Çok ilginç!!!
Bir erkek çocuğunun sekiz yaşındayken başına ne gelmiş olabilir ya da ne yaşamış olabilir ki ,o yaştan bu yana tam tamına yirmi iki yıldır susuyor hiç konuşmuyor...
Benim aklıma gelen korkunç olaylar, umarım onun başından geçmemiştir...
Programa bir beyefendi evlenmek için başvurmuş,bu bey otuz yaşında,yine programa evlenmek için başvuran bir hanımefendiyi beğenmiş,hanım kız da onu beğenmiş.Buraya kadar iyi hoş,Allah mesut etsin demek geliyor insanın içinden.
Kızcağızın babası da onay vermiş.Ancak annesi olmaz diyor,çünkü;damat adayı konuşamıyor,daha doğrusu konuşmuyor.Hiç mi hiç konuşmuyor,derdini yazarak anlatıyor.
Damat adayı tam sekiz yaşından beri,bilerek ve isteyerek konuşmuyormuş!!!
Bu nasıl bir durumdur hâlâ anlamaya çalışıyorum!!!Çok ilginç!!!
Bir erkek çocuğunun sekiz yaşındayken başına ne gelmiş olabilir ya da ne yaşamış olabilir ki ,o yaştan bu yana tam tamına yirmi iki yıldır susuyor hiç konuşmuyor...
Benim aklıma gelen korkunç olaylar, umarım onun başından geçmemiştir...
Saçmalamalar.....
Biraz bahçede yürüsem,biraz ıslansam,üşüsem,kendi kendime şarkı söylesem,homurdansam ,gülsem,ağlasam...Tam bunları kimsenin duymadığını ,görmediğini düşündüğüm anda ,ayağıma birşey takılsa...
Bu da ne diye eğilsem baksam...
Böylesine eski ve güzel bir demlik nasıl da bahçeye atılır diye hayıflansam,onu elime alsam,bir yere çöksem...Başlasam bu sefer onunla konuşmaya,onu sevmeye.. Bir anda elim çok ısınsa,demlik hareketlenmeye başlasa,korkarak yerimden fırlasam,onu elimden atsam...
veeeeeeee.....
Demlikten kocaman bir adam çıksa,dev gibi:)))))
Sesi tüm bahçeyi inletse,"dile benden ne dilersen"dese!!!!!
Offffffff!!!!!!!
NE GÜZEL OLURDU BEE!!!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
