7 Mart 2009 Cumartesi

Son Sigaram


Yaktığım her sigara,
Son sigaram.
İçimdeki boşluğu,
Doldururmu bu duman?
Ha gayret bir tane,bir tane daha,
Yırtılan duygularımı sarmaya.
Her nefes bir iğne,
Her duman bir ip sanki,
Yama yapmak istercesine..
İğne var,ip var ama,
Yama yok,
Dik dikebildiğin kadar.
Sakın!durma!
Her seferinde de son deyip,
Kendini yorma!
Son da neymiş?
Sonsuz zaman içinde..
Ben mi onu içiyorum hızlı, hızlı
O mu beni içiyor yavaş, yavaş..
Bakalım hangimiz o sonu görecek,
Hangimiz o istasyonda inecek??


07-03-09 Nurdan Z. 04.48

*İstasyon

Bir çöküştü yaşadığı,eski demiryolunun kıyısında bir istasyonda, saymadı kaç zamandır bekliyordu.
Oysa ki biliyordu ,eski demiryolu,eski istasyon yıllar var ki burdan hiç tren geçmemişti.Trenler yeni demiryollarını kullanıyorlardı.Belli ki kandırılmıştı,aldatılmıştı.Beklediği tren gelmeyecekti.
Çok uzaklardan bir ses duyduğunu sandı,acaba kulakları ona oyun mu oynuyordu,tıpkı çölde serap görmek gibi.Eğer duyduğu ses,gerçekten bir tren sesiyse,eğer o trene binerse ,işte o an,zaman duracak,nefesi tutulacak ,hayat onun için başka olacaktı.İhanetleri,yalanları,dönme dolapları arkada bıracak,yeni istasyonlar görecekti.Belki de istasyonun birinde inecek,yine yeniden bekleyecekti..
Tüm bunları düşünürken,geçen zamanın farkında değildi.Bütün uzuvlarıyla kurduğu hayalin içindeydi.
Birden kulağını tırmalayan sesle kendine geldi.Tam karşısında o beklediği tren ,acı acı bağırarak durmaya çalışıyordu.Sonunda durdu,koştu,binmek istedi.Hangi kapısına gitse kapalıydı,açılmıyordu,içinde de kimse yoktu.Bir ses bir suret arandı,gördüğü o yaşlı,beli bükük ihtiyara sormaya çalıştı kekeleyerek..
Aldığı cevap sa "terkedilmiş uzak istasyonlara,benim gibi yaşlı, iş görmez ,emekliye ayrılmış trenden başkası gelmez,o trenden tanıdık bir yüz inmez,başka bir istasyonu da asla göremez"...
"Sen neden bekliyorsun?"
Hiç cevap vermeden,tıpkı aylardır beklediği o tren gelecekmişcesine yine çöktü oturduğu yere bekleyecekti,o tren gelecekti,o tren gelecekti...

*öykü atölyesi kelime oyunu paylaşımı için nurdan'dan bi kaç cümle..

5 Mart 2009 Perşembe

yaşasın kötülük


Artık, başucu kitabım haline gelen secret'ı okumak istemiyorum,ona daha fazla inanmak istemiyorum,polyanna olmak istemiyorum,iyi biri olmak istemiyorum,dürüst davranmak istemiyorum,anlayışlı,özverili,hoşgörülü olmak hiç istemiyorum,iyi olan hiç birşeyi istemiyorum,

Zaten iyi olan şeyler beni ziyaret etmez,ama ben aptalca hep isterim,isterim..

Yaşasın kötülük,yaşasın yalan,yaşasın fesatlık,kıskançlık,yaşasın kem göz,yaşasın şeytan...

4 Mart 2009 Çarşamba

Ah Ulan Rıza


..............................

Karıyı boşayıp, Sıfır bir Mercedes alacaktık.

Hafta sonu iki yavruyu kapıp

Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık.

Ah ulan Rıza.......

Bu mahallenin nesini beğanmedin de,

Öte yana taşındın?

Arasıra gıcıklaşırdın ama inan...

Benim en kral arkadaşımdın.

Ulan Rıza....ben şimdi bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?

Senden ayrılacağımı sanma...

Birkaç güne kalmaz ben de gelirim.



Yusuf Hayaloğlu





Onu da kaybettik,o da yenildi ölüme,şair,ressam,söz yazarı.Dokuz şiirine yüz yirmibeşbin dolar ödenen değerli,naturalist sanatçı..
Nur içinde uyu.

3 Mart 2009 Salı

Ben Koca Bir Aptalım

İnsan bir kere hata yaparsa,bunun da farkına varırsa ,bunun adı hatadır.
Aynı hatayı bir kez daha yaparsa,farkındaysa bunun adı aptallıktır,
bir kez daha yaparsa,benim gibi,,,,çıkıp anırması lazım "BEN KOCA BİR APTALIMMMMM"diye!!!
*Yapamam* kelimesinden her ne kadar nefret etsem de,artık aptallık YAPAMAM!

2 Mart 2009 Pazartesi

Dünya Erkekler Günü

Kadınlar günü,sevgililer günü,anneler günü,çocuk bayramı ,babalar günü derken,acaba erkekler günü yokmu diye düşündüm.Bu güne kadar duymadım da..
Küçücük bir araştırma yaptım ,
Sakarya’da Gazeteci Tarık Bulut ile Kameraman Murat Solmaz’ın her yıl 3 Mart olarak ilan ettiği bir erkekler günü buldum.Evet bu dünya erkeklerinden olan arkadaşlar 3 Mart'ı, dünya erkekler günü ilan etmişler,duyduk duymadık demeyin..
Sanki hergün erkeklerin değilmiş gibi..
Ne yapar bu erkekler?Çalışmanın dışında..Çalışmaksa kadınlar da çalışıyor artık..Bunun dışında ne yaparlar?
O ister, kadın çocuk doğurur,
O ister, kadın yemek yapar,
O ister, kadın geyşalık yapar,
O ister, kadın çalışır,
O istemez ,kadın çalışmaz,
O ister ,kadın dayak yer,
O ister, çocuk şiddet görür,
Kadınına göstereceği şefkati, tv kumadasıyla uyuyarak ona göstermeyi tercih eder,
O aldatır,
Kadın yaparsa adı orospu olur,
Bu adı da o icad etmiştir zaten..
Bu arada istisnalar yokmudur?Elbette vardır,ben de o istisna erkeklerin gününü kutluyorum.Hani şu dünya erkeklerinden olan arkadaşlarımızın ilan ettiği 3 Mart erkekler gününü,hem de iki gün öncesinden kutluyorum...

O'nun Adı Kadın

Kadın kalktı yavaşça ,
Alev rengi, saten çarşafların arasından,
O, eğilmeyen başı dimdik yukarda,
Gecenin karanlığını yırtan çıplak teni,
Bir yılanın ki kadar kıvrak bedeniyle..
Henüz gün ağarmamış,
Saatler ya üçü ya beşi gösteriyor.
Ne farkeder ha üç, ha beş,
Zamanı unutmuşcasına,umursamadan,
Öylesine geçer gider ,ardına bakmadan.
Biraz solgun ,biraz ürkek oldukça da yorgun,
Gecenin hakkını vermişliğinin garip tebessümüyle,
Hoyrat rüzgârın estiği ,
Issız yollara attı kendini.
Kaldırım taşları arkadaşı,çöp varilleri sığınağı,
Gün ağarana dek ,kaç adım attığını bilmediği,
Yorgun bedeninin rüzgârla dans ettiği ,
Kimbilir, daha kaç gecesi geçecek o sokaklarda.
Belki bir ay,ya da bir yıl kimin umurunda,
Bir gün cesedi bulunduğunda,
Bir köşebaşında,
Ardından ağlayanı bile olmayacak.
Hoyrat rüzgârın sesi inletecek yeri göğü,
Hiç duyulmamış türküler söyleyip, ağıtlar yakacak,
Giden kadının,kadınların sahipsiz mezar taşlarında...

Nurdan Z. 01.03.09